verbB2
alarm
US:/əˈlɑrm/UK:/əˈlɑːm/
alarma geçirmek, endişelendirmek
"To make someone feel worried or frightened."
Örnek Cümleler
"The news alarmed everyone."
Haber herkesi alarma geçirdi.
"Don't alarm the children with scary stories."
Çocukları korkunç hikayelerle endişelendirme.
"The rapid spread of the novel virus began to alarm public health officials worldwide."
Yeni virüsün hızla yayılması, dünya genelindeki halk sağlığı yetkililerini endişelendirmeye başladı.
Eş Anlamlılar
frightenworryscare
Zıt Anlamlılar
calmreassurecomfort
Kalıplar
- alarm the public
- alarm me
- alarm bells
Kullanım Sıklığı
En sık kullanılan 97. kelime
#97
