verbA2
cry
US:/kraɪ/UK:/kraɪ/
Ağlamak, bağırmak
"To produce tears from your eyes, often because you are sad; to shout loudly."
Örnek Cümleler
"Don't cry, it's okay."
Ağlama, sorun değil.
"She started to cry when she heard the sad news."
Üzücü haberi duyunca ağlamaya başladı.
"The baby began to cry loudly, demanding attention from its parents after being left alone."
Bebek, yalnız bırakıldıktan sonra ebeveynlerinden ilgi isteyerek yüksek sesle ağlamaya başladı.
Eş Anlamlılar
weepsobshout
Zıt Anlamlılar
laughsmilewhisper
Kalıplar
- cry for help
- cry tears
- cry loudly
Kullanım Sıklığı
En sık kullanılan 792. kelime
#792
