nounB2
evil
US:/ˈivəl/UK:/ˈiːvəl/
kötülük, şer
"Profound immorality, wickedness, or sin; something that causes harm or suffering."
Örnek Cümleler
"The story explores the nature of good and evil."
Hikaye iyilik ve kötülüğün doğasını inceliyor.
"Many ancient myths describe gods punishing humans for their evil."
Birçok antik mit, tanrıların insanları kötülükleri yüzünden cezalandırdığını anlatır.
"The philosopher argued that the presence of evil in the world raises complex theological questions."
Filozof, dünyadaki kötülüğün varlığının karmaşık teolojik soruları gündeme getirdiğini savundu.
Eş Anlamlılar
wickednesssinmalevolence
Zıt Anlamlılar
goodvirtuekindness
Kalıplar
- fight evil
- battle evil
- spread evil
Kullanım Sıklığı
En sık kullanılan 1,155. kelime
#1,155
