adjectiveC1
minute
US:/ˈmɪnɪt/UK:/ˈmɪnɪt/
ince, detaylı, küçücük
"Extremely small; tiny. Also, characterized by painstaking attention to detail."
Örnek Cümleler
"We observed minute changes in the sample."
Örnekte küçücük değişiklikler gözlemledik.
"The detective examined the crime scene with minute attention to every tiny clue."
Dedektif, suç mahalini en ufak ipuçlarına bile büyük bir dikkatle inceledi.
"Scientific breakthroughs often hinge on the ability of researchers to discern minute variations in data that others might overlook."
Bilimsel atılımlar genellikle araştırmacıların, başkalarının gözden kaçırabileceği verilerdeki en küçük farklılıkları fark etme yeteneğine bağlıdır.
Eş Anlamlılar
tinymicroscopicdetailed
Zıt Anlamlılar
enormoushugegeneral
Kalıplar
- minute detail
- minute particles
- minute differences
Kullanım Sıklığı
En sık kullanılan 7,139. kelime
#7,139
