verbB1
separate
US:/ˈsɛpəˌreɪt/UK:/ˈsɛpəreɪt/
ayırmak
"To divide into different parts or groups; to stop being together."
Örnek Cümleler
"Can you help me separate these papers?"
Bu kağıtları ayırmama yardım edebilir misin?
"The parents decided to separate after many years of marriage."
Ebeveynler uzun yıllar evli kaldıktan sonra ayrılmaya karar verdi.
"The new machine is designed to separate different types of waste efficiently."
Yeni makine, farklı atık türlerini verimli bir şekilde ayırmak için tasarlanmıştır.
Eş Anlamlılar
dividesplitdetach
Zıt Anlamlılar
combineunitejoin
Kalıplar
- separate items
- separate things
- separate from
Kullanım Sıklığı
En sık kullanılan 2,963. kelime
#2,963
