verbA1
walk
US:/wɔk/UK:/wɔːk/
Yürümek
"To move forward by putting one foot in front of the other."
Örnek Cümleler
"I walk to work every day."
Her gün işe yürürüm.
"They walked along the beach at sunset."
Gün batımında sahilde yürüdüler.
"He had to walk a fine line between supporting his friend and upholding his principles."
Arkadaşını desteklemek ile prensiplerini korumak arasında ince bir çizgide yürümek zorundaydı.
Eş Anlamlılar
strollamble
Zıt Anlamlılar
rundrive
Kalıplar
- walk to school
- walk slowly
- walk the dog
Kullanım Sıklığı
En sık kullanılan 3,644. kelime
#3,644
